Burada siyasi, politik bir içerik girmeyeli uzun zaman olmuş.
Ama toplumsal etkisi olan olaylar ve herkesi ilgilendiren bu konular hakkında bir kaç sene içinde asker olacağımdan bir kaç söz söylemeye fazlasıyla hakkım var.
PKK çoklu bir problemdir, sadece bir terör örgütü değildir. Tetikçi ve iç isyan çıkarma peşinde olan bir topluluktur.
T.C. Hükümeti dağda kalması için erzak göndermediğine göre PKK dışarıdan kesinlikle yardım almaktadır bunu hem istihbaratımız hemde devletin tüm kademesi adı gibi emin biliyor.
Hâl böyle olunca dışarıdan yardım alan bir terör örgütü elbette babasının hayrına bu yardımları almaz karşılığında bir şeyler yapması istenir. Nedir? 
Değişik kırılmaların yaşandığı bir süreçten geçiyoruz bu kırılmaların bir kısmı vatandaşın lehinde bir kısmı aleyhinde. Devletin ortaya çıkardığı denetleyici “hasta” tutum bizi bizden koruyacak radde gelmiş bulunmakta. Karşıt tepkinin oluşmayacağını düşünseler dışarıya interneti tamamen kapatacaklar. Abartıyor gibi görünsem de ortaya konulan uygulamalar bize bu sonucu getiriyor.
Şimdi bu problem neden ortaya çıkıyor? Problem siyasette mi yaşanıyor yoksa devlette mi?
Bana kalırsa durumun siyasetle ilgisi olmakla birlikte siyasetin devlet tutumu üzerinde büyük etkisi yok. Devlet vatandaşı için karar alıyor gibi görünse de bilişim konusunda “bilgi” yetersizliğini trajikomik bir biçimde ortaya koyuyor, bize yarar sağlayacağına zarara veriyor. Hani ne derler “kaş yaparken göz çıkarıyor”. Uzman kişilerden rapor almadan yada uzmanları dinlemeden aldıkları sansürleyici kararlar bahsettiğim konunun ispatıdır.
Devlet kurumları haklarımızı, hürriyetlerimizi korumak ve T.C. yasalarını uygulamakla yükümlüdür. Evet bu konuda katılıyorum yasaların “eksiksiz” bir biçimde uygulanmasını tüm yüreğimle destekliyorum fakat yasaların “çarpık” bir biçimde kullanıldığını görünce bu destek aşkınız sönüyor.
Devlet kurumları bilişimi, interneti ve dünyada uygulanan ar-ge felsefesini doğru algılamamışa benziyor öyle olsaydı şu anda bu problemleri yaşamıyor olurduk.
Devlet ”yasalarca” gerçekleştiğini düşündüğü suçların internetin doğası olduğunu ve T.C. topraklarında yaşayan toplumunun internetteki toplumla bir tutulamayacağını kavrayamıyor. 
Türkçe tipografideki ana problem tr-karakter font uyumsuzluğundan kaynaklanıyor. Alman, Fransız, Amerikan fontlarının Türkçe karakterlere uyarlanmış biçimlerini kullanarak kendi sanatımızı yapmaya çalışıyoruz. Türkçe Tipografi için kendi font biçimlerimizi geçte olsa düşünmemiz gerekiyor. Ş harfinin altında yer alan sarkaç neden altta olmak zorunda? Yada Ş harfini farklı nasıl ifade edebiliriz. 
Hayatımızın her döneminde problemlerle karşılaşabiliriz. Problemden kasıt daha komplike ve üzerinde düşünmemiz gereken amacı olan eylemleri kastediyorum. Bir proje yaparken, tasarım yaparken, kitap yazarken…vs karşılaştığınız problemleri çözebilmeniz için yöntemler kullanabilirsiniz. Aşağıda yazdığım yöntemlerde bu problemler için çözüm kümesi oluşturabilecek bir yoldur. Yazı yer yer Larry James ‘in bir kitabından alıntılar içeriyor.
1. Adım
Bir sorununuz olduğunda bunu kabul edin.
2. Adım
Kendinize şunu sorun: “Bu sorun hangi amacımla aramda duruyor?” Eğer yol üzerinde bir sorunla karşılaştığınız bir amacınız olduğuna karar verirseniz, sorununuz olduğunu bilirsiniz. 
Karanlıkta görecek bir şeye ihtiyacınız olmaz dürüstlüğünüz ve gerçekçiliğiniz size yol gösterir. Mistik ve ritüel denilebilecek varsayımlara dayanarak hayatta kalmanız olası olsa dahi gösterişe önem veren şu dünyada ne ritüeller ne de maddiyat ile gerçeğe ulaşılabilir bu ikisinin uyumu gereklidir.
Yaşanan dünyada denge gerekliliği bizleri sürekli bir arayış içerisinde tutmaya uğraşsa da kendimizi geleneklerimize bağlanarak ve başkalarının duvarlarını sahiplenerek kendi duvarlarımızı örüyor oluşumuz varlığımızın değerini azaltıyor.
Bilginin güç olmadığı dönem yoktur. Fakat bilginin kullanım amacının değiştiği dönemler vardır. Bilgiyi ne için kullanmak gerektiğini iyice düşünmek ve kullanırken bize getireceği değerlerin başkaları için getireceklerini de iyi hesaplamak gerekiyor.
Varlığınız en büyük değerinizdir. Bunu korumaya devam etmek hepimizin kişisel görevlerinden birisidir. Kendinize olan borcunuzu hiç bir zaman unutmayın.
Başkalarına olan sorumluluklarımız önce kendimizde başlar.Bunu görememek bir suç değildir fakat görüpte bir şey yapmamak suçtur. Bunun cezasını muhakkak çekersiniz.
Yaşadığımız dünyanın değerini bilelim onunla gurur duyalım ve unutmayalım değişmeye değil kendimizi keşfetmeye ihtiyacımız var.